iPhone 5 İncelemesi – Deneyimler

iPhone 5, iPhone 5 İncelemesi, Özellikler, Apple iPhone

Bu yazımda yaklaşık 1 aydır kullandığım iPhone 5 ile alakalı deneyimlerimi, incelemelerimi ve araştırdığım kadarıyla görüşlerimi paylaşacağım. Teknik özelliklerini veya internet üzerinde yer alan çoğunlukla “unboxing” dediğimiz kutu açılımı yapmak yerine bu şekilde bir yazı paylaşmak istedim. Daha önceleri az buçuk iPhone 4 ve iPhone 4S kullandığımdan dolayı kesin ifadelerle olmasa bile karşılaştırmaya çalışacağım.

iPhone 5’e Samsung Galaxy S2 modelinden geçiş yaptım. Geçiş yapmamdaki sebeplerden bazılarını sıralayacak olursam;

  • Galaxy S2’de Edge ve 3G internetteki performans sıkıntısının yanısıra su gibi batarya ömrünü bitirmesi.
  • Hızlı biten batarya ve buna rağmen geç şarj olması.
  • Play Store’da yer alan birçok uygulamanın niteliksizliği ve stabil çalışmayan reklam dolu uygulamalar.
  • 3G internette veya şarjda kullanımda telefonun, özellikle ekranın, aşırı ısınma sorunu.
  • Telefonumun ekranında (sanırım ısınma kaynaklı) uygulama lekelerinin (smiley vs.) kalması.
  • Uzun süre kullandığımdan dolayı modelden sıkılmış olmam ve diğer nedenler diyerek sıralayabilirim.

Neden iPhone 5 sorusuna da birkaç cevap verecek olursam; 

  • Kullanmış olduğum Apple marka bilgisayarımdan dolayı senkronize bir şekilde çalışma isteği. Ki benim için en büyük etken bu oldu, marka bağımlılığı değil; zaman kazandıracak ve verimli çalışmaya vesile olacak faydalı her adım önemlidir.
  • Batarya ömrünün uzun olacağı düşüncesi ve şarj süresinin Galaxy S2’ye nispeten kısa olması.
  • Edge ve 3G internette, özellikle Edge internet hızında, batarya ömrünün uzun olması.
  • Isınma sorununun daha az sıcaklıkta olması ve Apple’a güvenme meselesi.
  • AppStore’un cezbediciliği ve iPhone 5’in yeni çıkması gibi diğer sebepler diyerek sıralayabilirim.

Hemen ilk cümlemde belirteyim eğer iPhone 4 veya iPhone 4S kullanıcısı olsaydım iPhone 5’i kesinlikle almazdım. Eğer iPhone 4 veya 4S kullanıcısı iseniz ve böyle bir niyetiniz varsa almanızı tavsiye etmiyorum; tabi bu konuda fanatik değilseniz. Neden iPhone 5 almamalıyım diyorsanız bu maddeler de sizin için;

  • Telefonunuzun kamerasını çok çok çok önemli işler için kullanma düşünceniz yoksa;
  • iPhone 5’in çabuk çizilen ama bir o kadar da hoş duran, diğer modellere göre sağlam (drop test, dayanıklılık testlerine dayanarak bu cümleyi kuruyorum) arka alüminyum gövdesine aşık olmadıysanız;
  • Aradaki işlemci ve grafik farkını hissedecek derecede oyun ve uygulama bağımlılığınız yoksa, yani standart bir telefon kullanıcısıysanız;
  • iPhone 4S’in kalınlığı ve ağırlığı konusunda “dünyanın yükünü taşıyorum” diye bir düşünceniz de yoksa;eski telefonunuzu uygun fiyata satıp, oldukça yüksek fiyatlara “kulağından çekilerek uzatılmış (Twitter’da duyduğum bir yorum)” yeni iPhone’u bence almanıza gerek yok. iPhone 3GS kullanıcısı iseniz de geçiş yapmanızı tavsiye ederim.

iPhone Modelleri, iPhone 3GS, 4, 4S, 5

Peki telefonda aradığımı buldum mu sorusuna geleyim;

  • Cihazımda 3G internet hızını gerektiren pek de bir işlem yapmıyorum doğrusu, yani Edge internet hızı bana yetiyor ve bu vaziyette bir gün (çoğu zaman bu süre 24 saati aşıyor) giden batarya ömrü bana Galaxy S2’den sonra ilaç gibi geldi.
  • Evet, arka alüminyum gövde çabuk yıpranabilen bir yapıya sahip, parmak izim bile üzerinde kalıyor; ama iki milyarı bir telefon için gözden çıkarıyorsam yüz lirayı daha gözden çıkarıp “bumper” olarak tarif ettiğimiz sert plastik kaplama ve ekran koruyucuyu da alırım yani. Yurtdışından tedarik ederseniz bu rakam 100 yerine 20 TL olabiliyor ;)
  • iPhone 5’in o güzelim arka alüminyum gövdesi 3G internet açıkken biraz fazla ısınıyor, bu ısınma Galaxy S2’ye göre oldukça az; fakat iPhone 4S’e göre fazla. Bunu metal gövdenin ısıyı yaymasına bağlıyorum ki muhtemelen de öyledir.
  • Telefonumda geçirdiğim vaktin büyük bir kısmını Whatsapp’ten dolayı. Hatta Galaxy S2’de ekranımın leke yapmasına sebep olan da ısınmış vaziyette Whatsapp kullanmam. (neredeyse telefonda geçirdiğim sürenin %80’ı Whatsapp) Bunu neden söylüyorum, telefonun performansını zorlayan bir kullanıcı değilim. Bir de arada 0.99 dolarlık bir uygulama farkı var o da sanıyorum dokunmaz. Bakalım benzer bir sorun yaşayacak mıyım, bunu zaman gösterecek.
  • Android cihazımda olduğu gibi telefonumun tarayıcısından istediğim formatta dosyayı ve Azeri sitelerinden istediğim müziği indirmeyi isterdim. :) Evet, bazen korsan müzik girişimlerim de oluyormuş demek ki.
  • Tabi şuna değinmek istiyorum flash destekleyen tarayıcı mı, video oynatan tarayıcı mı? Bence bu basit iddiaya değinmeye bile gerek yok. Burada Apple FanBoy değilim veya Android’i de savunmuyorum; objektif olarak değerlendirmeye çalışıyorum sadece. Ama bir çok sitede yer alan video (Facebook, Youtube, Vimeo vs.) browserda çok güzel bir şekilde çalışıyor, hatta alıyor onu Quicktime ayrı penceresinde Android’e göre daha stabil bir şekilde oynatıyor.
  • Apple bilgisayar kullanıcısı olduğum için gerek notlarım, gerek hatırlatmalar, rehber, takvim vs. vs. senkronize bir şekilde çalışıyor ve iTunes’e sıkıntısız bağlantı kurabiliyorum. Windows kullanıcısı arkadaşlar için bir program kurmaya sebep oluyor. Apple’ın bu şekilde bir arada kullandırma zorunluluğu canımı sıkıyor tabiki de; ama çözümü de malesef yok.
  • Bir de şurası var. Eğer kız arkadaşınız, nişanlınız, eşiniz vs. iPhone kullanıyorsa ve interneti her daim açıksa Find My iPhone veya iMessages ile çok rahat bir şekilde iletişim kurup nedir, nerdedir diye bakıp; kafanızı rahat bir şekilde yastığınıza koyabilirsiniz. Bu mesajlaşma servisi bilgisayar üzerinden de kullanılabiliyor.

Burda “haha Apple kullanıyorum” diye bu yazıyı yazmıyorum, onun hikayesi bambaşka geçmek zorunda kaldım ve pişman değilim. Bir zamanlar ne umutlarla aldığım bir Ultrabook’um vardı, bunun muhabbetlerini çok ettiğim için artık konuşmaya bile gerek duymuyorum. Bu konuda beni kıymetli dostum Enes Ateş‘in ikna etmesine rağmen gidip, farklı marka bir cihaz almam bile oldukça garipti. Diyebileceğim tek şey varsa; işinize hangisi daha fazla yarıyorsa ve cihaza verdiğiniz para sizin ekmek kapınız ise hakkını verin arada 300-500 lira oynayabilir ama bu uzun vadede sizi mutlu kılar. Konu dışına fazla çıkmak istemiyorum. Evet, Apple bilgisayar alabileceğim paraya Windows makine aldım ve 3 ay sonra tatmin olmadığımın farkına vardım. Sonuç mu; ~500 liraya yakın bir zarar. Neyse..

  • Birkaç cümleyle özetleyecek olursam; eğer telefonunuz iş hayatınızda etkin bir role sahipse, bilgisayarınızla aynı marka bir telefona sahip olmak istiyorsanız ve en önemlisi bu birliktelik size kolaylık sağlıyorsa ve verdiğiniz parayı hakettiğini düşünüyorsanız; yenilik gerekiyorsa ve bu ciddi bir ihtiyaçsa yeni iPhone 5’i alabilirsiniz. İlk başta “pişman mı oldum?” düşüncesi sarabilir; ama zamanla emin olun, işlerinizi kolaylaştırdıkça siz de hak vereceksiniz.
Buraya kadar okuduğunuz ve vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederim. Eğer kafanızda bir soru işareti varsa bunu Apple veya Android savunucuları yerine bu işe tamamen pragmatik yani faydaya yönelik bir bakış açısına sahip, sanırım bu dönemlerde oldukça yoğun olan, birçoğumuzun tanıdığı bu konuların uzmanı çok değerli Hamza Abi‘nin nam-ı diğer TEAkolik‘in kapısını çalın. Eminim kafanızdaki soru işaretlerini kaldırmanızı sağlayacaktır.
Umarım kafalarda yer alan bazı soru işaretlerini bu şekilde çözmüş olurum. Yazıyı yazarken yaşadığım bazı tatsız olaylar aklıma geldiği için streste girdim. Bu biraz üslup olarak yansımış olabilir, bu konuda özür dilerim. İyi bir bayram geçirmeniz dileğiyle, hoşçakalın :)

3 yorum

Bir Cevap Yazın